Browse By

Category Archives: ŞİİR

İKİZ ACI

Yine bir kuş uçtu cennete… Kanat sesleri merhamet dolu yüreklerde duyuldu. Öyle içten bir çırpınıştı ki gözyaşlarını sel eyledi. Birkaç yıl pervaneler gibi çırpınıp duruyordu Sonunda uçup gitti işte ardında binbir yas bırakarak Bize düşen sabır bize düşen metanet… Belki bizler böyle hüzünlenip ağlarken gülümsüyordur

KALIR

Tenezzül eyleme kul itibara Dünyada olanlar dünyada kalır Üç beş alkış için kalkma amuda An olur; nam, sanın gölgesi kalır Hak için ızdırap çekmeden daha Hayalin zahmetsiz çöldeki vaha Başını taşlara, dilini aha Vurmanın sendeki öznesi kahır Nedir bu hırs sende, nedir telaşın? Kırkı deviriyor

HAİNE ZALİME CEHENNEM YETER

Gayeler başka, hedefler başka, Yüzyıllık hesap, planlar başka, Aynı dindenmiş sorarsan meğer, Tapılan putlar tanrılar başka. Senaryo aynı senarist başka, Karakter aynı aktörler başka, Perde adalet olsa da meğer, Kurulmuş tezgah tertipler başka. Sevgili aynı sevdalar başka, Söylemler aynı eylemler başka, Vatanperverlik taslarlar meğer, Düşlerin

CEVAPLI SORULAR

I Söylesene ağbi hayatta çok ögesi eksik bir cümlenin öznesine hangi soru nasıl sorulurdu? kaymak üzere olan bir yıldızın kaymaması için kaç dilek gerekirdi kaç dua, kaç münacat? tutamamanın diyetini yıldızı sahiden, gir(e)mediğimiz yaşlarımızla mı öderiz? söylesene ağbi, hangi makamda okunur yazgısı kaderin? ve ağbi

ZAMANIN POTASINDA BURSA

Zaman rengini vermiş/ okunan gazellere Bursa’nın hayaliyle/ dokunan gazellere… Bu kent şahitlik eder/ devirlerin yadına Kulak verip dinleyin/ zamanın feryadına… Zamanın potasına/ gül atsan kül oluyor Bursa’nın hayaliyle/ zaman bülbül oluyor… Zamansızlık zamana/ her zaman ana gebe Bursa’da sükût eden/ zaman isyana gebe… Gönül âşiyanına/

AŞKA MECBUR OLANLAR

“Aşka Mecbur olanların Yaşadığı bir yer olsaydı ” Yağmuru düşün Yüreğin kuş/ gözlerim yağmur Minicik kanadına Sığamıyorum Kuşu ürkütür müyüm? Gözlerin kuş/ yüreğim yağmur Yağamıyorum Kuşu üşütür müyüm? Kuşları düşün Bir kuş olsa yüreğin Uçsa senden habersiz Boncuk gözlerinden sitem Minik gagasından umut atsa Bir

AŞK

Coşkun nehirler gibi çağlıyorsa aşk, Kalmasın kalplerde; taşsın, bendini aşsın. Sulasın, kuraklıktan çatlamış vicdanları. Taşsın, dağlara, taşlara vursun. Ovayı, bayırı; yeşertsin dört bir yanı. Uçsuz bucaksız umut deryalarına varsın. Sonra büyüsün okyanuslarda dalga dalga, Canından can katsın bütün doğaya. Belki solmaktan kurtarır bir çiçeği, Belki

BU GECE

Zemheriden kalma bir rüzgâr esti Bir lahza umudu astı bu gece Az geldi suyuna kırıldı testi Haykırdı kalemden kustu bu gece Kaldırımlar dile geldi konuştu Çığlıkları efkârıma dönüştü Karanlıktan bir düşünce yanaştı Gönlüm ikrarına küstü bu gece Mızraklandı dilim hedef gütmedi İsyanım nefsimden öte gitmedi

MEHTABINDIR MENZİLİM

Bulutların Bağrından inen yağmurlar boyu İliğime İşleyen aşkını mezk edeyim. Rûzigârın Râhına revân olup ansızın Sahiline Savrulup, hücremi terk edeyim. Âşina Eyle dildâr, canlar yakan hüsnüne, Nâzende Nigâhını dil-i zârıma çevir, Âteş-i Sûzan ile derd-i aşkına düşüp, Sahrâ İklimlerinde, Leylâ’yı gözleyeyim. Işıklandır Kasvetli, puslu gecelerimi

TAKDİR-İ İLAHİ TEDBİR GEREKİR

Korona öldürmez(!) Allah öldürür! Takdir-i ilahi… tedbir gerekir. Uzlete hicran’a sabır ederse, Şifa bulur binler yüzler güldürür. Yarasa mı sebep(!) belki ihtimal!? Neden yoktu evvel (!) … sormak gerekir?.. Azami ihtimam edersek eğer, Nizam’a iltizam yüzler güldürür. Bir plan, proje?!.. Neden olmasın?.. Şüpheli dikkate almak