Browse By

All posts by Ökkeşin Heybesi

KÖYÜMÜN BİR GÜNÜ 1968

      İlkin horozlar öter köyümde art arda. Horoz bir tane olmaz, çilli horoz, ibikli horoz, kırmızı horoz sadece bir kaçı. Horozların ötüşüyle çapaklanan gözlerimi yer yatağındaki yün yorganın altında açtığımda ıdırık kapıdan gelen su satırlarının sesi yankılanır kulaklarımda. Daha anamı görmeden bacadan yekinen,

SÜRGÜN

      Güneşli bir kış günüydü haberi aldığında.Karşılaşacağın şeyi bilmiyordun. Çok çıkmıştın bu yolculuğa yorgun yattığın uykularında. Uyanmak istiyordun, dev bir canavar saldırıyor, sırtını dayadığın duvar durduruyordu. Bitmiyordu, uzuyordu yollar bir an önce varmak istedin.       Bu üzgün kenti başka şehirler, başka

CEVAPLI SORULAR

I Söylesene ağbi hayatta çok ögesi eksik bir cümlenin öznesine hangi soru nasıl sorulurdu? kaymak üzere olan bir yıldızın kaymaması için kaç dilek gerekirdi kaç dua, kaç münacat? tutamamanın diyetini yıldızı sahiden, gir(e)mediğimiz yaşlarımızla mı öderiz? söylesene ağbi, hangi makamda okunur yazgısı kaderin? ve ağbi

HUZURUN BAŞKENTİNDE HİSSEDİLENDİR

Kalabalığın hınca hınç Sessizliğin had safhada olduğu bir yerdeyim İçeri girişimle birlikte Suskunluklarıyla çok şey anlatanların karşıladığı Kuş cıvıltılarıyla, Çiçeklerin ve ağaçların dallarıyla Babamın toprak kokusuyla sessizce selamlaması Benim içimin kanayarak baba deyişim Ve tekrar toprak kokusu Derdimi anlatışım İçimin kan ağlaması Her şeyime rağmen

ZAMANIN POTASINDA BURSA

Zaman rengini vermiş/ okunan gazellere Bursa’nın hayaliyle/ dokunan gazellere… Bu kent şahitlik eder/ devirlerin yadına Kulak verip dinleyin/ zamanın feryadına… Zamanın potasına/ gül atsan kül oluyor Bursa’nın hayaliyle/ zaman bülbül oluyor… Zamansızlık zamana/ her zaman ana gebe Bursa’da sükût eden/ zaman isyana gebe… Gönül âşiyanına/

İÇİMDE

Cümle alem hakir görsünler beni Gören gözler için sır var içimde Sözüme aldanıp sorsunlar beni Bismillah’la gören kör var içimde Kavgam var ezelden “Vicdan Kadıyla” Öte dur der bana dünya tadıyla Her işine başla Allah adıyla Ele kolay bana zor var içimde Sorun bak aynaya

AŞKA MECBUR OLANLAR

“Aşka Mecbur olanların Yaşadığı bir yer olsaydı ” Yağmuru düşün Yüreğin kuş/ gözlerim yağmur Minicik kanadına Sığamıyorum Kuşu ürkütür müyüm? Gözlerin kuş/ yüreğim yağmur Yağamıyorum Kuşu üşütür müyüm? Kuşları düşün Bir kuş olsa yüreğin Uçsa senden habersiz Boncuk gözlerinden sitem Minik gagasından umut atsa Bir

DOĞUM

Bu kadar zaman geçti, neden bilmem doğduğun günle ilgili bütün ayrıntıları halen hatırlarım. Karanlık bir kâbusun içinde çaresiz hissediyordum.  Her şey üst üste gelmişti. Üniversite sınav sonucu belli olalı bir ay olmuştu. Babama sınavı kazandığımı söylediğimde sonuç belgesini aldı, çarşıya gitti. Kime, ne sordu, bilmiyorum.

TEMMUZ SAYISI AÇILIŞ

Temmuz/Salgın/Sıcak/Şanlı Direniş İkinci sayımızla karşınızdayız. Yeni isimlerle genişlemiş taze bir heyecan var üstümüzde. Ökkeş’in Heybesi, duyguları kıyıya vurmuş, fotoğraf karesine girememiş, kendi hikayesiyle yürüyen insanların dergisidir. Allah’a karşı boyunları bükük, mazlumun omuzunda elleri, zalimin yüzüne okunu fırlatacak yay gibi gergindir. Temmuz ayında bunlar düştü dilimize.