Browse By

Monthly Archives: Haziran 2020

“ZENGİNLER SAFTIRLAR, GÜCENMEZLER, BURUŞMAZLAR”

Parasite yakaladığı başarı ile 2000’li yılların başarılı yapımlarından biri. Dergimizin ilk sayısı vesilesiyle sizlerle başarılı bir yapıtın satır aralarını konuşmak için seçtim. Filmle ilgili yönetmen Bong Joon-Ho “Senaryoyu yazarken iki saatlik bir filme aktaramayacağım kadar çok fikrim vardı. Daha fazla süreye sahip olsaydım bu hikayeleri

İKİNCİ ÇAYI BEKLERKEN

Ömer Faruk Kenger: -Evet, Ahmet Ağabey, Ömer Faruk ve İbrahim, ikinci çayımız gelene kadar deyin hele, bir gün, bir şehirde, birkaç huzuru kaçmış adam, durup dururken niye bir dergi çıkarmak ister? Ömer  Faruk Aslantürk:  Huzurumuz en başından, daha doğdumuzdan beridir yok. Öyle olmasa dünyaya geldiğimiz

ÖKKEŞ Mİ? YOKSA UKKÂŞE İBNİ MIHSAN (RA) MI?

Kendisine duyulan sevgi dolayısıyla Ukkâşe’den Türkçeye giren Ökkeş ismi özellikle Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman bölgelerinde yaygın biçimde kullanılmaktadır. (1) Bu ismin, bir ağırlığı vardır. Ökkeş adı Ejder gibi bir sahabeden gelir. Yolunuz Ökkeşler Diyarı Kahramanmaraş’a düştüyse, belki rastlarsınız. Eskiden çok idi, şimdi bu isim azaldı.

SİLLE

Bir   Öylece durdu, bekledi Muammer. Ter içinde kalmış, yüzü toz toprak. Nefes nefese… Yokuş yukarı koşmak ne yorar adamı. Dağın eteklerinden gelen ısrarlı sesin davetine koşa koşa gelmişti. Bir olağanüstülük, bir kara haber, bir habersiz fırtına… Belki de bir müjde mi hiç geçirmedi Muammer aklından. 

DİKİZ AYNASINDAN GÖRÜNMEYENLERİN HİKAYESİ

O’nu, Kitab’ını, ve Gül’ünü seven adamın, Ahmet Şevki Şakalar’ın, kitabı okurlarıyla buluştu. Ardıç, Derkenar, Yolcu ve Butimar’da görünen yazar Ahmet Şevki Şakalar’ın uzun süre sancısını çektiği kitabı ‘Kayıp Kişi(lik)ler Parkı’ okurla buluştu. Kayıp Kişi(lik)ler Parkı 24 hikâyeden oluşuyor. Kahramanmaraş-Kırşehir-Ankara ekseninde dönüyor hikâyeler. Yöresel imgeler ve

SESSİZ BELDE

Bir belde, sâkinleri beyaz gölgeden sessiz Boşluk kadar görünmez, hayal kadar nefessiz Fakat sanmayın asla umursamaz ve hissiz; Gökleri yırtan suskun, elim çığlıklarıyla, Yalvarırlar ürküten, solgun soluklarıyla.   Bir gürûh ki dalgasız, ölü denizde yüzen, Her geleni canhırâş bakışlarıyla süzen. Bu âlemden idraksiz sokaklarında gezen;

SAÇLARININ KIVRIMINDAKİ TÜRKÜLER

 “Uçurumun kenarındayım Hızır/Bir gamzelik rüzgâr yetecek/Ha itti beni, ha itecek.”                Hatice idi adı. Kıvır kıvır saçlarıyla yanımıza gelir, meraklı gözlerle inceden inceye bizleri süzerdi. “Sabahtan akşama kadar derse girmekten, aynı şeyleri anlatmaktan sıkılmıyor musunuz hocam?” derdi. Viran olası haneyi, maişeti, hayatın zorluklarını anlatıp da

TAŞ

  Ölgün bakışları tarar saçlarını Gecenin Ritmi yavaşlar gidişlerin   Yıldız yorulur Ay yorulur bazen Bulut yorulur bazen Yol yorulur bazen   Her şey yorulur bazen Eteklerde birikir hüzün   Yontma taş devrinde Yontulmuş bir hüzün taşıyorum Yontma taş devrinde Hüzün yontulmuş taş taşıyorum Yontma

Sticky Post

HEYBEYİ AÇARKEN…

Değerli Okur, Soframızı kurduk, misafir bekliyoruz; beklentisiz gelecek, gönüldekilere razı olacak, kuru ekmeğe talim edecek ve soğanın acısına katlanmayı bilen okurların buluştuğu bir mekan olacak burası. Ökkeş’in Heybesi, edebiyat, sanat ve kültürün sağlam damarlarından biri olan Kahramanmaraş’tan doğdu; ülkemizin dört tarafına ve dünyaya buradan ses