Browse By

Sticky Post

HEYBEYİ AÇARKEN…

Değerli Okur, Soframızı kurduk, misafir bekliyoruz; beklentisiz gelecek, gönüldekilere razı olacak, kuru ekmeğe talim edecek ve soğanın acısına katlanmayı bilen okurların buluştuğu bir mekan olacak burası. Ökkeş’in Heybesi, edebiyat, sanat ve kültürün sağlam damarlarından biri olan Kahramanmaraş’tan doğdu; ülkemizin dört tarafına ve dünyaya buradan ses

Bir Eski Sonbahardı

Şapka takmanın asaletten sayıldığı zamanlara kadar uzansam. Bahçesinde sonbahar sarısı yaprakların uçuştuğu bir köşkten içeri girsem. Penceresine macun çekilmiş, tahta merdivenlerin basınca gıcırdayan basamaklarından ağır ağır çıksam. Saman kâğıdına basılmış kelime zengini, okunmaktan dağılmış, tamir edilmiş, eskimesin diye ciltlenmiş kitapların dolu olduğu bir kitaplığa uzansam.

Kahramanın Yolculuğu

Kahramanın Yolculuğu, Joseph Campbell’ın Dünya Tarihindeki bir çok efsane ve miti araştırarak oluşturduğu bir kavramlar dizisidir.  Bugün dünya üzerinde çekilen bir çok filmin senaryo yazımında bu kalıp kullanılmaktadır.  Kahramanın Yolculuğu kavramı belirli aşamalarla sunulduğunda öykü anlatılırken herkesin anlamasını sağlayan standart bir dil oluşturur. Yazarlar yazma

Sihirli Ağaç

‘’ Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, bir köy varmış uzaklarda, bu köyde rüzgâr koca ağzını açar ve bütün gücüyle zavallı insanların paltolarını ve şapkalarını almaya çalışır, adeta insanlarla dalga geçermiş. Bu köyde yemyeşil ormanlarda

Fırsat Ver

Birçok insan içindeki müzik dururken ölür. (İngiliz Atasözü)   Hayatta katma değeri olacak insanlar ya kendileri keşfedilmek istemez ya da keşfedilmek istenildiği halde malum nedenlerden dolayı atıl durumda kalır. Ta ki bu dünyadan göçüp gidene kadar.   Ah ne iyi idi; şunları şunları yapardı, imkanı

Fransa!

Verilen dersleri tez unutmuşsun Bu millet büyüktür sakın unutma! Hesabı sorulur en son vuruşun Antep’i Maraş’ı sakın unutma! Fransa! Fransa!       Öldü sanma ölmez Sütçü İmam’lar Seksen milyon kahramanım daha var Hem de her yumruğu Fransa kadar Antep’i Maraş’ı sakın unutma! Fransa! Fransa!

Kör

Son zamanlarda kitaplarını elimden bırakamadıgim bir yazar var. Jose SARAMAGO. Duyduguma göre Amerikan siyaset bilimcilerinin de elinden düşmüyormuş.Sormadan edemiyorum kendime, acaba devletlerin politikalarındaki hedefe kilitleyen acımasızlıklara hep bir kılıf bulma gayretlerini mi taçlandıriyor yoksa görmezlikten gelinme gayretlerini boşa mı çıkarıyor da bu yazar şiddetle tavsiye

Göz Hakkı

Onca şey varken hali hazırda Dilinin ucuna gelip de Söyleyemediğin.. Ne yapabilirsin ki en dipte? Vermiyorken hayat sana Söz hakkını..   Nimetler serilse de önüne Doya doya şöyle y(iy)emediğin Üzme Can’ı, şikayet edip de Gönül ne yapsın peki, İsterken göz hakkını?   Ali Şakalar

Bozkırda Bir Garip

Bülbül hayli oldu bağdan gideli Uzak bağda öten Neşet Hoş geldin Aşıkların hepsi Hakk’tan badeli Gözümüzde tüten Neşet Hoş geldin. Sen bizim ovaya türküler ektin Ektiğin türküden çektin ha çektin Gönül dolusunu gurbete döktün Bir gelip bir yiten Neşet Hoş geldin. İnce ince gurbet yakar

İnsan ve Ağaç

İnsan yaratılmışların en üstünü, gayesi olan, anlamı olan bu fani hayatı yaşarken; hayatın gayesi-nin imtihan olduğunun farkında olma neticesinde, halifeliğini tescilleme ile imtihanı kazanma ya da kaybetme sonucunda da ebediyetinin nasıl olacağını kendi hazırlayan bir canlıdır. Yaratılmış olan canlıların birçok ortak nokta-ları vardır ki, kimi